AİLE HUKUKU
Aile İçi Şiddete Karşı Korunma Rehberi: Uzaklaştırma Kararı Nasıl Alınır? (6284 Sayılı Kanun)
Ev, bir insanın en güvenli sığınağı olması gerekirken, ne yazık ki birçok kişi için şiddetin ve korkunun adresi olabilmektedir. Fiziksel, psikolojik, cinsel veya ekonomik şiddete maruz kalmak, kimsenin katlanmak zorunda olmadığı bir insan hakkı ihlalidir ve bir suçtur. Şiddet mağdurlarının en büyük endişesi ise “Bu durumdan nasıl kurtulurum?”, “Kendimi ve çocuklarımı nasıl koruyabilirim?”, “Bana inanırlar mı?” gibi sorulardır.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bu sorulara net bir cevap veren ve mağdurları korumak için çok güçlü bir yasal kalkan sunan 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun‘u yürürlüğe koymuştur. Bu kanunun en etkili aracı ise, halk arasında “uzaklaştırma kararı” olarak bilinen koruyucu tedbir kararlarıdır. Bu rehberde, şiddetin ne olduğunu, kimlerin bu kanundan faydalanabileceğini ve bir uzaklaştırma kararının nasıl hızlı ve ücretsiz bir şekilde alınabileceğini açıklayacağız.
Şiddet Nedir ve 6284 Sayılı Kanun Kimleri Korur?
Kanun, “şiddet” kavramını çok geniş bir çerçevede ele alır. Şiddet, sadece dayak veya fiziksel zarar vermek değildir.
- Fiziksel Şiddet: Tokat atmak, itmek, tekmelemek, bir cisim fırlatmak, yaralamak.
- Psikolojik Şiddet: Sürekli bağırmak, hakaret etmek, aşağılamak, tehdit etmek, küfür etmek, sevdikleriyle görüştürmemek, eve kapatmak.
- Cinsel Şiddet: İstemediği halde cinsel ilişkiye zorlamak, cinsel içerikli imalarda bulunmak.
- Ekonomik Şiddet: Çalışmasına izin vermemek, parasını elinden almak, evin temel ihtiyaçlarını karşılamamak, ailenin gelir ve giderleri hakkında bilgi vermemek.
Kimler Korunur? Bu kanun, sadece evli kadınları değil, şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi bulunan;
- Eşleri, eski eşleri, nişanlıları,
- Birlikte yaşayan veya yaşamış olan partnerleri,
- Çocukları, anne-babaları ve diğer hısımları, kısacası cinsiyet fark etmeksizin tüm aile bireylerini ve ısrarlı takip mağdurlarını koruma altına alır.
Uzaklaştırma Kararı (Koruyucu Tedbir Kararı) Nedir?
Uzaklaştırma kararı, şiddet uygulayan veya uygulama ihtimali bulunan kişinin, mağdurdan ve yaşadığı çevreden uzak tutulmasını sağlayan bir mahkeme (veya mülki amir) kararıdır. Bu karar, şiddeti daha en başında önlemeyi hedefler. Hâkim, olayın özelliklerine göre aşağıdaki tedbirlerden birine, birkaçına veya uygun göreceği benzer başka tedbirlere karar verebilir:
- Şiddet uygulayanın, mağdura yönelik şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama içeren söz ve davranışlarda bulunmasının yasaklanması.
- Müşterek konuttan (ortak evden) derhal uzaklaştırılması ve bu konutun mağdura tahsis edilmesi.
- Mağdurun bulunduğu eve, okula ve iş yerine yaklaşmasının yasaklanması.
- Mağduru, telefon, sosyal medya gibi iletişim araçlarıyla rahatsız etmesinin yasaklanması.
- Varsa, yasal olarak taşıdığı veya bulundurduğu silahları polise teslim etmesi.
- Çocuklarla kişisel ilişki kurmasının (görüşme günleri) bir refakatçi eşliğinde yapılmasına, sınırlandırılmasına veya tamamen kaldırılmasına.
Adım Adım Uzaklaştırma Kararı Nasıl Alınır?
Kanun, mağdurun en hızlı ve en kolay şekilde korunmasını sağlamak için başvuru sürecini son derece basit tutmuştur.
1. Nereye Başvurulur?
Size en yakın ve en kolay ulaşabileceğiniz aşağıdaki kurumlardan herhangi birine başvurabilirsiniz:
- Aile Mahkemesi: Dilekçe ile doğrudan başvuru yapılabilir.
- Cumhuriyet Başsavcılığı: Suç duyurusu ile birlikte talep edilebilir.
- Kolluk Kuvvetleri (Polis Merkezi veya Jandarma Karakolu): En pratik ve hızlı yoldur. Gidip durumu anlatmanız yeterlidir, ifadeniz alınarak talebiniz derhal yetkili yerlere iletilir.
- Valilik veya Kaymakamlıklar: Acil durumlarda mülki amirler de koruma kararı verebilir.
- Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM): Bu konuda uzmanlaşmış kurumlardır.
2. Delil veya Rapor Gerekli Midir?
HAYIR. Sürecin en önemli noktası budur. Koruma kararı talep etmek için elinizde bir darp raporu, tanık veya başka bir somut delil olması zorunlu değildir. Kanun, şiddet tehlikesinin varlığını yeterli görür ve genellikle mağdurun beyanını esas alarak karar verir. Amaç, delil toplanmasını beklemeden, tehlike altındaki kişiyi derhal koruma altına almaktır.
3. Masraf veya Harç Var Mıdır?
HAYIR. 6284 sayılı kanun kapsamındaki tüm başvurular, kararlar ve işlemler her türlü harç ve masraftan muaftır. Bu süreçte hiçbir ücret ödemeniz gerekmez.
4. Süreç Ne Kadar Sürer?
Başvurunuz “ivedi işlerden” sayılır. Yani, başvuruyu alan kurum (polis, mahkeme vb.) talebinizi en hızlı şekilde karara bağlamak zorundadır. Genellikle karar aynı gün veya 24 saat içinde verilir ve derhal şiddet uygulayana tebliğ edilir.
Uzaklaştırma Kararı İhlal Edilirse Ne Olur?
Şiddet uygulayan kişi, hakkındaki uzaklaştırma kararına uymaz ve size yaklaşır, sizi rahatsız ederse, bu durum başlı başına bir suçtur. Yapmanız gereken tek şey, derhal 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak durumu polise bildirmektir.
- Kararı ihlal eden kişi, ilk ihlalinde 3 günden 10 güne kadar zorlama hapsine tabi tutulur. İhlallerin tekrarı halinde bu hapis süresi artarak devam eder.
Aile İçi Şiddet Sürecinde Avukatın Rolü
Mağdurun tek başına başvuru yapması mümkün ve kolay olsa da, bu zorlu süreçte bir avukattan destek almak büyük önem taşır. Bir avukat;
- İçinde bulunduğunuz kriz anında size hukuki ve manevi destek olur, atmanız gereken adımları netleştirir.
- Koruma talebinizin, sadece “yaklaşmama” ile sınırlı kalmayıp, konutun tahsisi, çocuklarla görüşmenin düzenlenmesi gibi sizin için en uygun ve en kapsamlı tedbirleri içerecek şekilde yapılmasını sağlar.
- Uzaklaştırma kararı alındıktan sonra, bu süreçle bağlantılı olan boşanma, velayet, nafaka ve maddi/manevi tazminat davalarını sizin adınıza açar ve takip eder.
- Şiddet uygulayanın cezalandırılması için gerekli olan ceza davası (suç duyurusu) sürecini yönetir.
Yasal Uyarı: Bu makale, genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Kendinizin veya bir yakınınızın şiddete maruz kaldığını düşünüyorsanız, lütfen unutmayın ki yalnız değilsiniz ve hukuk sizi korumak için var. Vakit kaybetmeden size en yakın polis merkezine, jandarmaya, adliyeye veya bir avukata başvurun.